CHP Lideri Özgür Özel: “CHP’nin Kadroları; Toprağı, Çiftçiliği, Ekonomiyi Bilen; En İyi Çözümleri Üretecek Kadrolardır”

05.03.2026

“LEVENT BAŞKAN BU KÜÇÜCÜK İLÇEYİ YARIM MİLYAR LİRA BORÇLA DEVRALDI; TUTUMLULUKLA, TASARRUFLA PERSONELİN BORCUNU BİTİRDİ”

“ÇİFTÇİNİN BÜTÜN KREDİLERİNİN FAİZLERİNİ BİR KEREYE MAHSUS TAMAMEN SİLECEĞİZ. ANA PARAYI DA BEŞE BÖLECEĞİZ”

“HASTA, UÇUŞ, GEÇİŞ, KAÇIŞ GARANTİSİ GİBİ; SÜT ÜRETİCİSİNE DE PARİTEYİ TUTTURMA GARANTİSİNİ DEVLET VERECEK”

“ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’Nİ TRUMP’TAN DEĞİL ALLAH’TAN KORKMAYA DAVET EDİYORUM”

“HAYMANA’YA GELECEĞİM, BİR HAFTA SONUMU HAYMANA’DA SİZLERLE GEÇİRECEĞİM”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Haymana Belediyesi Çiftçiler Buluşması İftar Programı’na katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan ayının tam ortasındayız, 15’inci günündeyiz. Mağfiret, günahların bağışlandığı günlerdeyiz. Tutulan oruçların, edilen duaların kabul olmasını diliyorum. Mübarek Ramazan’ın ülkemize, dünyamıza, Haymanamıza hayırlı, güzel günler getirmesini, özellikle de Müslüman dünyasında yaşanan savaşların, akan kanların ve gözyaşlarının bir an önce dinmesini ümit ediyorum. Sözlerime böyle başlamak istiyorum” dedi. Özel, şöyle devam etti:


“LEVENT KOÇ, İKİ KİŞİDEN BİRİNİN OYUNU ALDI”

“Buraya değerli Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaşla ile birlikte gedik. Bir heyecana ortak olmak üzere geldik. Sevgili Levent Koç, girdiğimiz seçimlerde yüzde 2, yüzde 6 oy aldığımız, yüzde 20 oy aldığımız Haymana’da iki kişiden birinin oyunu alarak seçildi. Genç yaşında büyük bir heyecan yaşıyor ve önemli işler yapmak istiyor. Bunun için de hem en büyük destekçisi, hem en büyük güvencesi şüphesiz Sayın Mansur Yavaş. ‘Haymana seçimleri nasıl kazanıldı?’ diye bakıldığında birçok doğru bir araya gelerek kazanıldı. Elbette bir partinin örgütü, teşkilatı olmadan kazanılmaz. Sayın İlçe Başkanımız Kasım Koç burada. Onun şahsında seçime emek veren bütün örgütümüze teşekkür ediyorum. Bunun yanında doğru bir adayla kazanılabilir. Haymana’da doğmuş, büyümüş ve orada yaşayan, Haymana’yı kendi ailesi olarak gören bir adayla kazanılabilirdi. Öyle bir aday belirlendi, yapılan anketlerde de biz zaten Levent Koç’un önemli bir destek alacağını görüyorduk.”

“MANSUR BAŞKAN HAYMANA’YA SIRTINI DÖNMEDİ, EL UZATTI”

“Bir de tabii Haymana’ya bir şeyi yapacağını söylemekten çok, yaparak gelmiş olmanın rahatlığı içindeydik. Sayın Mansur Yavaş, 2019 yılında Haymana’da seçimi kazanamadığımız halde, kendisi belki Haymana’dan beklediği oyu almadığı halde Haymana’ya başka siyasetçiler gibi oy alıp da sırtını dönenler varken, oy alamadığı yere yüzünü döndü, elini uzattı. Biraz önce rakamı ifade etti. Bugün için 3,7 milyon lira önemli bir paradır. 3,7 milyar lirayı, bunun bin katı kadar bir hizmeti Haymana’ya getirmiş olarak geldi. İlçedeki 27 bin 300 çiftçiye 111 milyon liralık destek sağlamış olarak geldi. 3 bin haneye 44 milyon lira sosyal destek yapmış olarak geldi. Her gün 110 aileye ücretsiz ekmek dağıtıyor olmanın, bin 416 emekli hanesine 34,2 milyon liralık destek veriyor olmanın, 650 aileye doğalgaz desteği, 2 bin 260 aileye kömür desteği yapıyor olmuş olanın, 461 gencin sınava hazırlanmasını üstlenmiş olmanın ve Haymana’ya toplam 200 milyon lira sosyal yardım yapmış olmanın verdiği mutlulukla, iç huzuruyla ve güvenle geldi. Biz genç belediye başkanımıza inandık. Suyu sıcak, havası sert, insanı mert Haymana ona inandı. Cumhuriyet’in son kalesi olan ve en zorlu günlerde Ankara’yı savunan, Ankara’yı teslim etmeyen, düşmanı püskürten ve daha sonra da Cumhuriyet’e en çok sahip çıkan yerlerden biri olarak, elleri toprak kokan, yüreği vatan için atan Haymanalılara hizmet etmek için yola çıktı. Ben çok sık gelebilmiş değilim Haymana’ya. Ama Haymana’ya gelince, böyle Manisa’da kendi ilimde, ilçemde, kendi köyümdeki alnı açık, alnının terini toprağa damlatan, o topraktan bereket fışkırtan, bu fışkıran bereketle çoluğuna, çocuğuna helal lokma yedirerek geçimini sağlamaya çalışan güzel insanları görüyorum karşımda. Hepinizi çok seviyoruz. Hepinize saygılar sunuyorum.”

“HAYMANA’DA HERKES ZENGİNLEŞECEK”

“Tabii biraz önce İl Başkanım da bahsetti. Haymana’nın bir evladı da Levent Gök, geçmiş dönemlerde birlikte görevler yaptık. Çok kıymet verdiğim bir siyasi büyüğüm. O hep söyler, ‘1980’lerde siyasete de mesleğe de Haymana’da başladım’ diye. O zamanlar nüfusu 60 bin - 64 bin olan Haymana’da bugün 25 bin 800 nüfus var. Arada Polatlı’ya 28 kilometre bir yol var. İlçe Başkanım dedi ki ‘60 bin Haymanalı, Polatlı’da yaşıyor.’ Bunun sebebi hiç şüphe yok ki sanayi. Burada sanayinin olmayıp, Polatlı’da sanayinin olması; Haymana’nın gençlerini, emekçilerini oraya doğru çekiyor. İnşallah nasıl yerel yönetimlerde Mansur Yavaş olmayacak işleri yapıp, Haymana’ya hizmetler verdiyse, hemen yanında oturan kooperatifteki ablamız iki lafın başında her fırsatta, ‘Mansur Bey’le birlikte Levent Koç, Haymana’yı bir değiştirdiler ki Genel Başkanım bir görseniz’ diyor. Biz de şunun sözünü veriyoruz; inşallah iktidar olacağız ve Haymana’yı sanayisi, yatırımları olan; gençlerin kaçıp gitmediği aksine mühendislerin, mimarların, çalışmak isteyenlerin buraya geldikleri; kaliteli, verimli göç aldığı, büyüdüğü ve herkesin birden zenginleştiği bir kent haline getireceğiz. Bunun sözünü veriyoruz.”

“KÜÇÜCÜK İLÇEYİ YARIM MİLYAR LİRA BORÇLA DEVRALDI”

“Levent Başkan’ın hikayesini dikkatle takip ediyorum Genel Başkan olarak. Genç yaşındaki heyecanını, Mansur Başkan’ın kendi hikayesine başladığı dönemdeki heyecanına ve başarılarına benzetiyorum. İnşallah Levent Başkan da siyaset hayatı boyunca Mansur Başkan gibi bir ilçede başarılı bir belediye başkanlığı ile başlayıp, ardından çok daha önemli görevlere gelecek. Mansur Başkanımız da inşallah bu başarılı, biraz önce yaptığı gibi az söz söyleyip çok iş yaptığı siyasetine en güzel mevkilerde ve makamlarda bu millete hizmet ederek devam edecek. Levent Başkan bu ilçeyi, bu küçücük ilçeyi… Ben ilk duyduğumda inanamadım, kontrol ettirdim. 430 milyon lira borçla devraldı. Yani yarım milyar lira borç. Yarım milyar lira borç var mı? Var. Nerede var? 250 bin, 300 bin, 500 bin nüfuslu ilçelerde yarım milyar lira borç olur. 26 bin nüfuslu ilçede yarım milyar lira borç olur mu? Olmuş. Ödenir mi? Vallahi ödenmez diye düşünüyorduk. O günlerde sizler biliyorsunuz, belediye personeline maaş ödeyemez durumdaydı. Tutumlulukla, israf yapmayarak, işte gidip bir şekilde çöp arabalarını hibe olarak, ücretsiz bulup alıp oraya kendi personelini oturtup, ayda işte 1,5 milyon lira çöpten tasarruf ederek, dönüp öbür tarafta bir başka tasarruf yaparak… Teker teker anlatmayayım ama bir kere personelin hiçbirine borç kalmamış. Bu çok önemli bir iş. Borçlar hızlı azalıyor.”

“BORÇLARI BİTİRİP YATIRIM DA YAPMIŞ”

“Bekledim ki ‘Personel borcunu ödedim.’ ‘Ne yapmış Levent Başkan?’ Bana deseler ki ‘Efendim biliyorsunuz yarım milyar borçla geldi. Sonra personelin borcunu bitirdi, öyle kendi yağıyla kavruluyor’, ‘Aferin, zaten daha ne yapacak?’ dersin. Bunları yapmış, borçları önemli miktarda azaltmış, bunun üzerine ilçeye bir kent meydanı yapmış. Kent sofrası yapmış. Kapalı ve açık düğün salonlarını yapmış. Kadınlar lokali yapmış. Kapalı çarşı yapmış. Otopark yapmış. Gençler için LGS ve YKS kursları açmış. Ücretsiz otobüs taşımacılığı başlatmış. Çiftçiler için Selektör Tesisi’ni kurmuş. Çamur Banyosu, Medrese Kaplıcası, Et ve Süt Entegre Tesisi için de başlamış, neredeyse bitirmek üzereymiş. Vallahi billahi hepiniz adına da partim adına da Levent Başkan’ı alnından öpüyorum. Levent Başkan’a da bunu söyleyince ‘Başkanım arkamda Mansur Yavaş var’ diyor her seferinde. Hepiniz adına Mansur Başkan’ı da alnından öpüyorum.”

“ÇİFTÇİNİN BURADA DA AĞZININ TADI YOK”

“Haymana’da şüphesiz sanayi olsa çok iyi olur, nüfus kaybetmez. Ama sanayiyi doğru yere yapmak lazım. Asla tarım arazilerine dokunmamak lazım. Neden? Çünkü çok verimli, çok değerli tarım arazilerine sahip. Buğdayın, arpanın, neredeyse bu ülkenin ihtiyaç duyduğu çok önemli bir miktarını Haymana en iyi kalitede üretiyor. Ama çiftçinin bütün Türkiye’de olduğu gibi Haymana’da da ağzının tadı yok. Ben bir tarafı köyde olan, yazları köyde geçirmiş, buğday ekmiş, buğday biçmiş, pamuk etmiş, kültivatör çekmiş, üzüm bağlarında çalışmış, bağ bozumu yapmış bir kardeşinizim. 12 yaşından beri traktörün üstündeyim. Şurada resmim var ya, o traktör 1973 model. Benden bir yaş büyük. O traktörün üstüne bindim. ‘Traktör sürecek misin?’ dediler. Dedim ki ‘Sürerim.’ Son model, hidrolik direksiyonlu, kapalı kabin, içinde MP3 çaların olduğu, klimalı bir traktör ayarlamışlar bana. Yozgat’ın en güzel traktörü. Dedim ki ‘Bu traktörü herkes kullanır. 1973 model, benden bir yaş daha yaşlı direksiyonu taş gibi, freni pompalı bir traktör varsa onu kullanayım da görün.’ Geçtim, takviye ikide el gazıyla kaldırdım. Yanımdaki böyle göz ucuyla bakıyor, ‘Nasıl yaptı bu adam bunu?’ diye. O günden beri ben toprağın içindeyim. Eskiden ki Haymanalılar bilir, bütün Türkiye duysun; bir kilo buğday satınca 6 litre mazot alınıyordu. Doğru mu? Şimdi 1 kilo buğday satıyorsun, 1 kilo mazot almıyor. Çiftçinin geldiği durum ortada.”

“ZİRAAT İÇİN KULLANILAN TÜM KREDİLERİN FAİZİNİ SİLECEĞİZ”

“Açlık sınırı ki bunu yabancı değil, TÜRK-İŞ açıklıyor; 32 bin lira. Türkiye’de ortalama çiftçi geliri 19 bin 700 lira. Yani çiftçilerdeki bütün parayı, bir yıllık kazanılan parayı Türkiye’deki çiftçi sayısına bölünce 19 bin 700 lira ediyor. Yani diyoruz ya ‘20 bin lira en düşük emekli maaşı ve bununla geçinilmez’, ondan daha düşüğünü de çiftçi kazanıyor Türkiye’de. Aylık 19 bin 700 lira kazanıyor. Niye böyle oluyor? Çünkü çiftçiye hakkı verilmiyor. Kanun diyor ki ‘Gayri safi milli hasılanın yüzde 1’i çiftçilere destekleme primi olarak dağıtılır.’ AK Parti hükümetleri kanunda yazmasına rağmen yüzde 1 vermiyor, binde 2 veriyor. Yani yüzde 1’in beşte birini veriyor. Haymanalı çiftçiler beş destekleme hak ediyor, kanuna göre. Ama bir destekleme alıyorlar. Yani 772 milyar lira destekleme alacakken çiftçi bu ülkede bu sene bütçeye 168 milyar lira koydu. Gelecek sene de durum geçen senekinden farklı olmayacak demektir bu. Bu kadar net. Peki biz ne yapacağız? Biz şunu yapacağız. Bir kere çiftçinin borcu var mı? Var. Ama bu borç zirai kredi borcu değil çoğunlukla. Niye? Gidiyorsun Ziraat Bankası’na, zirai krediyi günde iki - üç kişiye ya kullandırıyor ya kullandırmıyor. Ama para lazım. Mecburen gidiyorsun özel bankalara ya da devlet bankalarına, zirai kredi değil de tüketici kredisi, ıvır zıvır kredisine yönlendiriyorlar. Biz sadece zirai kredilerin değil, çiftçinin ziraat için kullandığı bütün kredilerin geldiğimizde faizlerini bir kereye mahsus tamamen sileceğiz. Ana parayı da beşe böleceğiz ve çiftçilerin hepsine bir nefes alma imkanı yaratacağız. Mazotta yüzde 40 sadece KDV var, üstüne bir de ÖTV var. Biz mazottan ÖTV’yi kaldıracağız ve nasıl AK Parti iktidarı denizdeki gemilere, yatlara, kotralara ÖTV’siz mazot veriyorsa, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında da mazot pompada bugün olduğu gibi 65 lira değil, mazot çiftçiler için 31-32 lira olacak. Tarımda alım garantili üretim modelini getireceğiz. Sezon başlarken çiftçi ne ekeceğini, ne destekleme alacağını, kaç paraya satacağını ve kime satacağını bilecek. Devlet tarımdaki büyük bir planlama hamlesiyle; doğru çiftçiyi, doğru zamanda, doğru ürüne yönlendirip öngördüğü parayı kazanacak bir düzeni kuracak. Böyle olunca domates, patates, soğan yollara dökülmeyecek.”

“ÇİFTÇİYE, SÜT ÜRETİCİSİNE ALIM GARANTİSİ VERECEĞİZ”

“Haymana’nın süt üretimi açısından geçmişten beri önemini biliyorum. Maalesef Türkiye’de doğru bir süt yem paritesi uygulanmadığı için, sütler bir bakıyorsunuz Haymana’da Ziraat Bankası’nın önüne dökülüyor, bir bakıyorsunuz başka bir yerde başka bir protesto oluyor. Ama görünmeyen yerde daha başka bir şey oluyor. Bu süt - yem paritesi 1,5’in altına düşmeye başlayınca işin tadı kaçar. 1,1’in altına düştüğünde hayvan kesime gider. Neden? Bir hayvan 30 ay bakılmadan verimli süt vermez. 30 ay boyunca beş günde bir çuval yem yer bu hayvan. Oradan geliyorum ben, oradan. Ondan bundan duyduğumu değil, yaşadığımı anlatıyorum. Beş günde bir çuval yem yer mi amcam? Yer. Beş günde bir çuval yem yer, ayda altı çuval yem yer. Yılda 75 çuval yem yer. Bu hayvan tava gelene kadar 180 çuval yem yer. Ondan sonra yemden 1’e 1,6 pariteyle süt satarsan bu iş para kazandırır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında yem - süt paritesi 1,6 olarak uygulanacak, bunun altında süt satılmayacak. Fiyat altına düşerse, hani bunlar köprüye geçiş garantisi veriyor ya. Biz sütçüye alım garantisi veriyoruz. Aradaki farkımız bu. İşe bak ya. Adam gidiyor İngiltere’den parayı buluyor. Geliyor Osmangazi Köprüsü’nü ya da otoyolu ya da Yavuz Sultan Köprüsü’nü yapıyor. ‘Kaç paraya geçilecek?’ ‘1000 liraya geçilecek.’ ‘Kaç kişi geçecek?’ ‘Günde şu kadar kişi geçecek.’ ‘Geçmezse farkını devlet olarak ben vereceğim.’ Taahhüde bak. Adamın ihaleyi almış, zengin müteahhidin İngiltere’den bulduğu kredisinin bile garantisi hepimiziz. Ama ben hayvanı alacağım, evladım gibi 30 ay bakacağım. 30 ay sonra süt alıcısı bir numara çekecek. Hayvan yediği fiyat kadar süt bile vermeyecek. Sonra o hayvan kesime gidecek, ben batacağım. Hayvan ölecek. Memleket de dışarıya muhtaç kalacak. Yola, köprüye, havaalanına, hastaneye, hasta, uçuş, geçiş, kaçış garantisi verildiği gibi süt üreticisine de pariteyi tutturma garantisini devlet verecek.”

“HAYMANA GİBİ TÜM TÜRKİYE’NİN YÜZÜ GÜLSÜN”

“Bakın bütün sorunları biliyoruz, çözümünü de biliyoruz. Dikkat edin son bir ayda neler oldu mesela? Bir ayda? Mesela bir ayda çiftçiye kredi vermek için ‘borcu yoktur’ kağıdı istiyorlardı. Üst üste 10 gün - 15 gün bunları anlattık. Dediler ki ‘400 milyona kadar borcu olanlardan biz bu parayı almayacağız.’ Ne yapıyorlardı? Deprem bölgesinde faize niyetleniyorlardı. Söyledik, kaldırdılar. ‘Boş senet yapmayın’ dedik. Döndüler dediler ki ‘Yarı fiyatına vereceğiz, siz hiç merak etmeyin.’ Yine bir yandan maalesef İran’da bir savaş çıktı, İran Hürmüz Boğazı’nı kapattı, petrol fiyatları fırlamaya başladı. İki gece önce yüzde 7 zam gelecekti, ‘Durun yapmayın’ dedik. Dün akşam yüzde 13,7 zam gelecekti dedik ki ‘Sakın ha bunu yapmayın.’ Bunu yapmaya kalktıklarında ne olacaktı biliyor musunuz? Ne olacaktı? Yüzde 13 zammı sen mazota yap iğneden ipliğe her şey yüzde 13 zamlanır. Neden? Mazot arttı mı taşıma maliyeti artar, birisi kendini korumak için zam yapar, herkes kendini korumak için zam yapar. Kartopu gibi büyür. Yüzde 13 sen mazota zam yap, gör bakalım bir ay sonra her türlü hizmet ve emtia kaç paraya çıkıyor. Dedik ki ‘Bu ülkeyi seviyorsanız, birazcık aklınız varsa, enflasyonla mücadelede samimiyseniz bu zammı yapmayın. Ne yapın? Mazotta yüzde 40 ÖTV alıyorsunuz. Bunu ÖTV’den karşılayın. Eşel mobil sistemi denen sistemi uygulayın, yüzde 40 alma, 30 al. Pompaya yansıtma, ürünlere zam gelmesin. Savaş bitip mazot düşünce, hiç olmazsa bir tek aldığın vergiyi kaybedersin. Ama hayat pahalılığı ile bu milleti perişan etmezsin.’ İki gece önce millet kuyrukta, biz yalvarıyoruz. Zammı uygulamadılar. Dün düşündüler ve sonunda söylediğimizi aynen uygulayacaklar. Daha bundan dört yıl önce bununla ilgili kanun teklifimiz var. Bundan 1,5 yıl önce genel başkan yardımcımız bu konuyu Meclis’te anlatmış. Şimdi dediğimizi uyguladılar. Mazota zammın dörtte birini, yani 3,5 lirasını verdiler. O da çok, ama hiç olmazsa 10 lira daha aşağıda mazot. Böylece hayat pahalılığı olmayacak. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadroları; bütün sorunları bilen, toprağı bilen, çiftçiliği bilen, ekonomiyi bilen ve en iyi çözümleri üretecek kadrolardır. Biz o yüzden artık ‘İktidar şunu yapsın, bunu yapsın’ demekten ziyade, bıraksınlar ve Mansur Başkan gibi ya da belediye başkanımız Levent gibi, yetenekli yöneticiler ülkenin de başına gelsin Haymana gibi bütün Türkiye’nin yüzü gülsün istiyoruz.”

“RAMAZAN MÜBAREK GÜNDE BİR PEDRO SÁNCHEZ OLAMIYORUZ”

“Son olarak buradan başta söyledim, mübarek Ramazan, 11 aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen Ramazan’ın ortasındayız. ‘Bu Ramazan dünyaya barış getirsin’ dedik. Çünkü Filistin’deki 71 bin Gazzeli’nin ölümünden sorumlu Netanyahu'yla, eli kanlı Netanyahu'yla, dünyanın öbür ucundan buraları karıştıran Trump İran’a bombalar atıyor. Maalesef 160 tane kız çocuğu daha ilk günden öldü. Bugün okuduğuma göre bin 500’e yakın İran’da Müslüman öldü. Bu Adalet ve Kalkınma Partisi Irak Savaşı’nda baba Bush’un kuyruğuna takılıp 1 Mart Tezkeresi getirip, az daha Amerikan Johnny’lerini Mersinli Limanı’ndan sokup güneydoğuya altı tane üs kurdurup, Irak’ı oradan işgal ettireceklerdi. Rahmetli Baykal ve 22’nci dönem arkadaşlarımız buna mani oldular. Şimdi yine aynı kafa, İran’a karşı yapılan operasyonlara göstermesi gerektiği gibi tepkiyi göstermiyor. Trump korkusundan. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ‘Üslerimi kullandırmam, savaşa karşıyım’ diyor. Ama ama Pedro Sánchez İspanyol. Arada dünya yol var, komşuluk yok. Adam Hristiyan. Ama biz komşuyuz, akrabayız, yan yanayız. Aynı dindeniz. Ramazan mübarek günde bir Pedro Sánchez olamıyoruz. Onun için hem İran’daki saldırılara karşı Adalet ve Kalkınma Partisi’ni Trump’tan değil Allah’tan korkmaya davet ediyorum. Hem de diğer taraftan eli kanlı Netanyahu ile birlikte Gazze’yi işgal planında ‘Buradan Filistinlileri süpüreceğiz, oraya biz gideceğiz oteller dikeceğiz, oraya kumarhaneler yapacağız, doğalgazına da biz çökeceğiz’ diyen Trump’ın Gazze’yi işgal masasından bir an önce kalkmasını, Filistin’in yanında durmasını bekliyorum.”

“İLK MİLLETVEKİLLERİ KAMPINI HAYMANA’DA YAPACAĞIZ”

“Bu güzel akşamı bizimle paylaştığınız için, bize sofrasını açan belediye başkanımızın hep beraber misafir olduğumuz için Haymanalı bütün çiftçi büyüklerime, abilerime, ablalarıma, kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bundan sonra sözümüz söz olsun, ilk milletvekilleri kampı, birkaç ay içinde olur. Haymana’da yapılacak, bütün basın kampı Haymana’dan takip edecek. Belediye başkanları toplantılarımız oluyor, İç Anadolu bölgesi belediye başkanları toplantısını, genel başkan yardımcım burada, Mayıs ayının başında ya da Nisan sonunda Haymana’da yapacak ve bütün belediye başkanları buraya gelecek. Ben de Ramazan’dan sonra Mansur Başkanımız, Ankara’nın bütün belediye başkanları, ilçe başkanlarımız ve Ankara milletvekillerimizle birlikte Haymana’ya geleceğim, bir hafta sonumu Haymana’da sizlerle geçireceğim. Hepinize teşekkür ediyorum. İyi ki böyle güzel insanlar var, Alnı açık, başı dik, namuslu, çalışkan tüm çiftçilerle Haymana’da birlikteyiz. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL, İFTAR PROGRAMINA KATILDI

Benzer Haberler