08.04.2026
Sosyal Demokrasi Derneği'nin (SDD) düzenlediği “Dokuz Umde’den Sosyal Demokrat Programa” etkinliğinde CHP İzmir Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan İstanbul’da İsrail’in Başkonsolosluğu önünde polislere yönelik saldırı hakkındaki açıklamasında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin IŞİD dememesine tepki gösterdi. Bakan, “İçişleri Bakanı ve yetkililer, örgütü açıkça söylemedi; ‘dini istismar eden örgüt’ dediler. Bu işte ideolojik körlüktür.” dedi.
Sosyal Demokrasi Derneği (SDD) tarafından “Dokuz Umde’den Sosyal Demokrat Programa… Cumhuriyet’in Köklerinden Halkın Yarınına: Parti Programından Hükümet Programına” başlıklı etkinlik Ankara Kocatepe Kültür Merkezi’nde düzenlendi. 8 Nisan 1923’te yayımlanan Dokuz Umde’nin yıl 103’üncü dönümünde, CHP’nin beş genel başkan yardımcısı ve dokuz politika kurulu başkanının kendi alanlarında partilerinin hükümet programını anlatacakları etkinlikte Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik oturumu yapıldı. Oturumda, CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Dışişleri Politika Kurulu Başkanı Ömer Kaya Türkmen ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan konuştu.
"İlk liyakati tesis edeceğiz"
Kendisine "İçişleri Bakanı olursanız Cumhuriyet Halk Partisi iktidarda ilk ne yapacaksınız?" sorusunun yönetildiğini söyleyen Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, bu soruya dair şöyle konuştu:
"İlk liyakati tesis edeceğiz. Niye liyakatı tesis edeceğiz? Bir emekli astsubayın çocuğuyum. Benim babam Anadolu'nun yoksul bir köyünden çıktı. Ziraat Teknik Okulu, Astsubay Okulu sayesinde bugün burada olmamız, parlamentoda olmamız, o genç cumhuriyetin köydeki yoksul çocuğa verdiği imkân sayesinde mümkün oldu. Dolayısıyla bu ülkenin bugün de en akıllı çocukları, en kenarda köşede kalmış çocukları fırsat eşitliğiyle, devletin liyakat sistemiyle, etnik veya dini inancına, siyasal düşüncesine bakmadan, devletine, vatanına, hukuka ve bayrağına bağlı olması kâfi. Eğer doğru yere geldiğinde, bu devlet yeniden ayağa kalkar. Dolayısıyla bizim de İçişleri Bakanlığı politika kurulu olarak önceliğimiz liyakat. Devlet aklı nerede çöktü? Cumhuriyetin titizlikle inşa ettiği mimari bugün ne hâlde? Cevabı açık: Devlet aklı çöktü. Çöken tabelalar değil; liyakat, koordinasyon, öngörülebilirlik ve hesap verilebilirlik çöktü. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devletin omurgasını kırdı. Bakanlıklar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yasama organının yasama yetkisini gasp etti. Bakanlıklar, kurmay zekasının üretildiği yerlerdir. Cumhuriyet rejiminde en önemli teşkilatın en önemli aktörü, bakanlar ve bakanların altında müsteşarlardı. Bunu tamamen çöktüler; devletin omurgasını kırdılar. Valiler artık devletin değil, şahsın temsilcisi hâline dönüştü. İstihbarat kör oldu. Güvenlik mimarisi reaktif bir yapıya dönüştü."
"Türkiye’de radikal sağ bir risk olarak görülmezken, bu felsefede insanlar devleti yönetiyor"
İstanbul’daki İsrail Başkonsolosluğu’na yönelik saldırı girişimine dair konuşan Bakan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi eleştirdi. Bakan, şunları söyledi:
"Bir saldırı oldu; İsrail Konsolosluğu'na yapıldı. Saldıranların IŞİD mensubu olduğunu iktidar ‘IŞİD’ demedi. IŞİD’in Arapçasını telaffuz etmediği için ‘DEAŞ’ dedi. Tüm yandaş basın, saldırının IŞİD ya da DEAŞ tarafından gerçekleştirildiğini yazdı. Sabah Gazetesi dedi ki: ‘DEAŞ tarafından yapıldığı tespit edildi.’ Ama İçişleri Bakanı ve yetkililer, örgütü açıkça söylemedi; ‘dini istismar eden örgüt’ dediler. Bu işte ideolojik körlüktür. Türkiye’de radikal sağ bir risk olarak görülmezken, bu felsefede insanlar devleti yönetiyor. Buna İçişleri Bakanı da dahil. Sorumuza cevap vermedi. FETÖ zamanında devletin radikal sağla ilgili arşivi yok edilmişti; şu anda da yerine farklı cemaat ve tarikatlar benzer ideolojik körlükle mevcut. Selefi ağaların güncel haritası Türkiye’de yok. Fransa, Almanya ve İngiltere’nin oluşturduğu radikalleşme haritaları ve izleme mekanizmaları Türkiye’de yok."